İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Güzel Mesajlar

Güzel Mesajlar, Güzel Sözler, En Güzel Laflar, Harika Mesajların yer aldığı sayfamızdasınız. Siz de Güzel Mesajlar ekleyerek sayfamıza katkıda bulunabilirsiniz.

Her şeyin en iyisine sahip olan değil, sahip olduklarının kıymetini bilenler mutludur…

Senin kendini nasıl gördüğün, başkasının seni nasıl gördüğünden çok daha önemlidir…

Bakıp da görmeyenlerden,
Konuşup da dinlemeyenlerden,
Dokunup da hissetmeyenlerden uzak durun…

En büyük bilgelik, kendine egemen olabilmektir. Aşkta, acıda, dostlukta, ölçütleri ve sınırları iyi bilmektir…

İnsan daima başına gelen felaketleri sayar, sevinçleri değil. Eğer saysaydı, evrenin kendisine yeterince mutluluk sunmuş olduğunu anlardı…

Adam gibi sevenin aldığı ödüldür yalnızlık.

Açtığın yaralara zaman ve dua sürdüm bekliyorum.

Gidişin hüzünlü gözlerimde, acısı yüreğimde kaldı.

Ben senin mutluluğunu istiyorum dedi ve aldı gitti.

Yalnızlığı çok seversek, bir gün o da çekip gider mi?

Kalbe kan pompalamaktan başka görev verince saçmalıyor…

Kiminle güldüğünü unutabilirsin; ama kiminle ağladığını asla.

Alıp başımı gidesim var da aklımdakileri valize sığdıramıyorum.

“İlahi sen” dedi, “ömürsün”. “Estağfirullah” dedim, “ömrümsün”.

Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.

Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.

Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür.

Nasıl oluyor da vakit bir türlü geçmezken yıllar, hayatlar geçiyor.

Aklında bulunsun sevgilim; sen beni kandırmadın, ben inanmayı seçtim.

Seni affedecek kadar olgunum ama tekrar güvenecek kadar aptal değilim.

Önce vardın, hiç kimseye benzemiyordun. Şimdi yoksun, herkes gibi oldun.

Gamzelendi gönül yine devası ah’tır. Gönlü mahzun olanın dostu Allah’tır.

‘O kadarını da yapmaz’ diye düşündüğüm herkes, tam olarak o kadarını yaptı.

Tutamayacağın sözleri verdiğin kalpte, tutunamayacağını da hesap etmeliydin.

Gidiyorum hayatından, gözlerinin buğusunu, yüreğinin kokusunu aldım gidiyorum.

Sen gittin artık yoksun ve boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanamayacağız ki.

Şimdi söndü ışık sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Dünya ahiret acımsın artık.

Kalbini kırıyor diye üzülme! Belki de hak etmediği yerden çıkmaya çalışıyordur.

Ne zaman pişman olursun biliyor musun? Yarım bıraktığını, başkası tamamladığında.

Ey yalnızlık nikâh mı kıydın bana. Helalimmişsin gibi her gece giriyorsun koynuma.

Sen yeter ki içinden de olsa bir seni seviyorum de; benim kulaklarım çınlasın kâfi.

Veren de o alan da o, nedir senden gidecek? Telaşını gören de, can senin zannedecek.

Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.

Tek pişmanlığım kelimelerimi bile hak etmeyen insanlara, saatlerce cümleler kurmaktır.

Bazen diyorum ki ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum söyleyince ne olacak sus bitsin…

Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.

Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi. Çünkü ben annemi gülerken de gördüm ağlarken de…

İnsanın en büyük hatası sevmek değil, sevmeye layık olmayan birinden sevilmeyi beklemektir.

Kalbi kırdıktan sonra gelen özür, doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir. İhtiyaç kalmaz.

Keşke çocukken fazla mutlu olmayıp birazını da bu zamanlara saklasaydım. Lazım oluyor arada.

Üstüne basarak söylemiştim seni seviyorum diye. Sen ise üstüme basa basa gitmeyi tercih ettin.

Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrıdır.

Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde; sakın vazgeçme! İşte orası kaderinin değişeceği noktadır.

Bir yandan hiç hatırlamamak üzere unutmak istersin, bir yandan da bu dünyada seni ondan başkasının mutlu edemeyeceğini bilirsin.

Öleceğiz bir gün, gömecekler. Bir kaç gün övecekler, sonra kalan malını bölecekler. Hatta memnun kalmayıp üstüne birde sövecekler.

Bana bir günün 24 saat, bir saatin 60 dakika ve bir dakikanın 60 saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi.

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak…

Çok şey vardı anlatılacak. O yüzden sustum… Birini söylesem diğeri yarım kalacaktı. Az zamana çok şey sığdırmamız gerekiyordu. Ben de sadece gözlerinin içine bakıp sustum… Sen duydun mu, sustukları mı?

Bilgeliğin, ak saçların bilgeliği olsun; fakat kalbin, masum çocukların kalbi olsun…

Gerçek mutluluk,
yaz yağmuruna benzemez.
Umulmadık anda birden bire boşalmaz insanın tepesinden. Azar azar gelir.
İnsanın hayata ve çevresine davranışları getirir mutluluğu.
Azar azar, birike birike.
Gerçek mutluluk böyle doğar…

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir